Perküsyon kalıpları yazıya dökülebilir; ancak yazı, kalıbın nerede ve ne için kullanıldığını taşımaz. Bu bilgi olmadan kalıp doğru çalınsa bile karakteri eksik kalır.
Birinci bağlam işlevdir. Bir kalıp dansa eşlik için mi, bir törende mi, yoksa bir sahne icrasında mı kullanılıyor? İşlev, temponun, ses düzeyinin ve süslemelerin ne olacağını belirler.
İkinci bağlam topluluktur. Kalıp hangi çalgılarla birlikte çalınır ve hangi rolü üstlenir? Aynı kalıp, farklı bir doku içinde farklı bir ağırlık taşır.
Üçüncü bağlam aktarımdır. Kalıbın öğretilme biçimi de bilgidir: sözle mi, dansla mı, yoksa yazıyla mı aktarılıyor? Sözlü aktarılan bir kalıpta heceler, kalıbın kendisi kadar bilgi taşır.
Dördüncü bağlam değişimdir. Gelenekler durağan değildir; kalıplar zaman içinde dönüşür. Bir kaydın hangi döneme ait olduğu, duyulan biçimi açıklar.
Bu bilgiler çalgı çalmanın önünde bir engel değildir; kalıbı daha az yanlış anlamayı sağlar.
Bir kalıbı başka bir bağlamda kullanmak da meşrudur; önemli olan bunun bilerek yapılmasıdır.
Atölyelerimizde dağar, geldiği bağlamla birlikte tanıtılır.