Anadolu'nun yöresel müziklerinde ritim yapıları, eşit bölünmeyen kalıplara sıkça dayanır. Bu kalıplarda vuruşlar iki ve üç birimlik gruplar hâlinde dizilir ve bu diziliş yöreye göre değişir.
Bu yapıların çalınmasında en sık yapılan hata, aksak bölümü düzeltmeye çalışmaktır. Uzun ve kısa birimlerin oranı korunmadığında kalıp karakterini kaybeder.
Çalışma yöntemi sayarak başlar: birimler tek tek sayılır, gruplar belirlenir ve grup başları vurgulanır. Bu oturduktan sonra sayma bırakılır ve kalıp bütün olarak hissedilir.
Çalgı ailesinde davul, darbuka, bendir, def, kaşık ve zilli çember bulunur. Davul ve tokmak ikilisinde iki ayrı ses vardır: kalın tokmak vuruşu ve ince çubuk vuruşu; kalıplar bu iki sesin dizilişiyle kurulur.
Halk oyunlarıyla bağ bu gelenekte doğrudandır. Birçok kalıp belirli bir oyun figürüyle eşleşir ve bu bağ bilinmeden kalıbın vurguları doğru yerleştirilemez.
Yörelere göre aynı kalıbın farklı tavırları bulunur; bu farklar dinlemeyle öğrenilir.
Atölyelerimizde yöresel dağar sayma ve dinleme yöntemiyle çalışılır.